Bioenerji Nedir?

Bioenerji Nedir?

Bioenerji, ruhsal şifacılığa ilgi duyan, gelişmek ve ilerlemek isteyen herkese açık bir şifa sistemidir. Hem kendinize hem de etrafınızdaki insanlara katkı sağlayabilir, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam için yol açabilirsiniz.

Bilinçli ve sistemli olarak hastanın bedenine ya da organına yönlendirerek frekans dengeleme ve şifa sağlama işlemine Bioenerji denir. Evrensel yaşam enerjisi olarak da isimlendirilir.

Bioenerji, kozmik bir hayat akımı demektir.Bu akım hiç kesilmeden sürekli olarak vücudumuza akmaktadır. Kendi öz gerçeğimiz ile bağlantımızı yeniden oluşturan, varlığımızın tüm parçalarına ulaşmamızı sağlayan ve tüm evrenle bağlantı kurmamıza yardım eden beşinci boyut yeni enerji şifası’dır. Enerji şifası uygulayıcısı bu akımın insan sağlığı üzerinde kullanılma metodlarını uygular.

Bioenerjinin dengelenmesi; iyileştirmeye etkili ve ilginç bir giriş yoludur. Bu etkili yöntem bedenin bilinçsiz akıl ve enerjisi ile direk iletişime geçerek, bizim idealimiz olan sağlığı ve iyi olmayı engelleyen kapıları açar. Yaşamlarımızdaki hastalık ve dengesizliğin köklerinin çoğunu, geçmişimize olan eski duygusal bağlarımızı takip ederek keşfedebiliriz. Bioenerjinin dengelenmesi, bu bağları keşfetmemizi ve onlardan kurtulmamızı sağlayan bir yöntemdir. Bioenerjinin dengelenmesi; metafiziğin, psikolojinin bütünsel sağlık ve gıdanın, doğu ve batı tıbbının bir sentezidir.

Enerjiyi dengeleme: Dünyada ve evrende herşey denge üzerine kurulmuştur ve devamlı titreşim vardır. Vücut etrafındaki AURA ve vücut içinde de 7 adet enerji çakrası vardır. Bu çakralarda negatif enerji blokajları oluşunca çakralar arasında denge bozulur. Vücudun da dengesi buna bağlı olarak bozulur. Ve bozulan yerdeki organlarda hastalıklar başlıyor. Bioenerjist bu çakraları dengeler. Bu çakralar düzgün çalıştığı taktirde insanın içindeki ritm ve etrafındaki manyatik alan düzelir. Bu manyetik alana aura deniyor.

Bioenerjist ellerini kullanarak beşinci boyut enerjisini alıcının enerji bedenine aktarır, alıcıya dokunması gerekmez. Seans süresince kişinin akupunktur meridyenleri boyunca Aksiatonal çizgi hatlarının evrensel bağlantısını sağlayarak tüm sübtil/fiziksel Enerji bedenlerin şarj olmasına, negatif duygu ve düşünce kalıpların temizlenmesine, duygusal ve ruhsal düzeyde yenilenmesine yardımcı olur.

Vücut içerisinde devamlı bir titreşim ve düşük voltajlı elektromanyetik akım vardır. Merkezi sinir sistemi sinirler boyunca vücudun çeşitli bölgelerine elektriksel (enerji) mesajlar gönderen bir telefon santralına benzer, bu mesajlar tüm hareketlerimizi kontrol eder. Elektromanyetik akım ; fiziksel bedenle sınırlanmamıştır. Böylece bir bedenden bir bedene akış yapabilir.

Bioenerji bedenin, zihnin ve ruhun şifalanmasını sağlayan yeni frekansları kullanan, çoğu zaman yaşam değiştirici bir deneyimdir. Sizi, insan bedenin yenilenme fonksiyonları için temel enerjiyi çeken beşinci boyut dolaşım sistemine bağlar. Şifa ve tekamül için eşsiz titreşim seviyelerini ve frekanslarını sağlayan ‘ yeni ‘ axiatonal hatları getirir. Onun varlığının realitesi kendisini uygulamada olduğu kadar, bilim laboratuarlarında da kendisini açıkça gösterdi.

Aksiatonal Hatlar, yaşlanmayı, hücre metabolizmasını ve yenilenmeyi kontrol altına alan kimyasal bir kod mekanizmasıdır. Bu aksiatonal hatlar beş duyumuzla tanıdığımız fiziksel realiteyle sınırlı değil, sınırsızlardır. Onlar bedenlerimizi evrensel enerji ağından yayılan evrensel aksiatonal hatlara bağlar.

Bioenerji uygulaması bütün kapalı ve tıkalı damarları açmayı sağlayan ve çaresi bulunamayan rahatsızlıkları bile iyileştiren içsel enerjidir. Enerji şifası insan vücudunda bulunan tüm hücreleri canlandırarak daha aktif bir duruma gelmesi için yapılan bir uygulama olmakla beraber insanı ruhsal ve fiziksel olarak güçlendirmektedir. Enerji şifası uygulaması ile mevcud rahatsızlıklar giderilebilir hemde oluşabilecek rahatsızlıklardan korunma sağlanabilmektedir. Enerji Herkesin içinde bulunduğu iyileştirici bir güçtür.

Kozmik enerji tepeden girer ve enerji çakraları vasıtasıyla bedenin çeşitli bölgelerine dağılır. Fazlası el ve ayak uçlarında çıkar. Çevresel negatifler veya kişisel negatiflerin ( olumsuz duygu ve düşüncelerin ) yada bunların her ikisinden dolayı çakralar kapanabilir. Vücuttaki çakraların herhangi birinin kapalı olması halinde o bölgeye evrenden gelen enerjinin girememesi sonucunda o bölge beslenemez. Bedenin hormanal düzenini etkileyerek o bölge negatif enerji üretmeye başlar. Yani beyin ile o bölgenin iletişimi kopmuş demektir. Bu durum bedensel , duygusal zihinsel ve ruhsal hastalıklara neden olur. Enerji şifası tedavisi ile çakralar açıldıktan sonra kendimizi daha canlı, enerjik, sağlıklı ve mutlu hissederiz. Bilinç düzeyimiz genişler iç ve dış dünyamız uyumlu hale gelir.

Enerji Şifası tekniklerini bulup, geliştirip uygulayarak ve dünyaya tanıtan Amerikalı Dr. Eric Pearl dür. Dr. Eric 2 ay ömür biçip ameliyat etmeye değmediğini söyledikleri pankreas kanseri olan bir hastanın Tekrar Bağlantı Enerji Şifasını uygulamasıyla tümörünün tamamen eriyip yok olma deneyimine aracı olan kişidir. Ayrıca AIDS ve ona bağlı hastalıklar kronik yorgunluk , beyin felci, kanser ve diğer hastalıkların mucizevi şekilde iyileşmesi deneyimine aracı olan kişidir. Dr. Eric Pearl’in bu enerji şifaları çalışmaları ABD de üniversite ve tıp fakültelerinde laboratuar ortamlarında denenmiştir.

Kirlian fotoğrafçılık yöntemi ve diğer ölçüm araçları, iyileşme sırasında güçlü önce/sonra enerji imza değişikliklerine işaret ediyor. Sadece 2 dakikalık bir seans sonrası kişinin aurasındaki seans öncesi – seans sonrası değişim şaşırtıcı derecede olumludur.

Bioenerji uygulaması yaşamadan inanması imkansız bir şifa tekniğidir. Mucizelere açılan bir kapıdır. Bir öze dönüş uyumlama tekniğidir. Etkileri öylesine hızlı ve olağan dışıdır ki hafif bir dokunuşla ağrıların azaldığını yada yok olduğunu, açık yaraların hızla kapanmaya başladığını, kemikllerin kendilerini yeniden düzenlediklerini görebiliriz.

Bütün canlılarda mevcut olup, hücre zarının bitişiğinde yer alan, moleküller arasında geçerli elektrostatik güçleri inceleyen ve düzenleyen, canlıdaki hareket kabiliyetini sağlayan bir enerji akımıdır. Bu her canlıda mevcut olan enerjidir. Bu bütün canlılarda olduğu kabul edilen güçtür. Kozmik enerji tepeden girer ve çakralar vasıtasıyla bedenin çeşitli bölgelerine dağılır. Fazlası el ve ayak uçlarından çıkar Evrensel enerji- yaşam enerjisi çi- ki- prana-kozmik enerji olarak adlandırılabilir ama hepside aynı şeyi anlatmaktadır.

Bio-Enerji İngilizce bir kelime. Türkçesi “yaşam akımı”dır. Kozmik bir akımdır. Bilimsel bir konudur.

İnsandaki ve canlılardaki bioenerjik hayat akımı ve enerji bedenleri artık bilimsel olarak özel termal kameralarla ve kirlian fotografçılığı ile çekilebilmekte ve ölçülebilmektedir.

 

Bioenerji, frekanslar ve enerjetik dalgalar halinde devamlı olarak dalgalar halinde kainata akan bir hayat akımıdır. Kainatın ve onun içinde yer alan tüm unsurların hayat hareketlerine devam etmesi buna bağlıdır. Bir atomun elektronlarının çekirdek etrafındaki yörüngelerinde hareketleri de buna bağlıdır. Her şey kozmik bioenerjiye muhtaç olarak varlığını sürdürmektedir.

Enerji uygulaması bütün kapalı ve tıkalı damarları açmayı sağlayan ve çaresi bulunamayan rahatsızlıkları bile iyileştiren içsel enerjidir.

Enerji şifası insan vücudunda bulunan tüm hücreleri canlandırarak daha aktif bir duruma gelmesi için yapılan bir uygulama olmakla beraber insanı ruhsal ve fiziksel olarak güçlendirmektedir.

Enerji şifası uygulaması ile mevcud rahatsızlıklar giderilebilir hemde oluşabilecek rahatsızlıklardan korunma sağlanabilmektedir.

Theta Heailng ve Yöntemi

Theta Heailng ve Yöntemi

Theta healing’ nedir?  Basic DNA Uygulayıcılık ve Advanced DNA Uygulayıcılık ve Dip Deeper eğitimleri gibi 3 bölümde ele alınan bir şifa sistemidir. Theta healing tekniğinin kurucusu Vianna Stibal’dır. Bu sistem bilinçaltı kodları değiştirmek için kullanılır. Bu şifa sistemi, ilişkiler, kariyer, ruh eşi, bolluk bereket çalışmaları, yabancı dil aktivasyonu gibi birçok alanda uygulanabiliniyor.

Theta healing bir  meditasyon yöntemi olup Teta frekansı adı verilen beyin dalgaları ile çalışıyor.  Alfa, beta, delta, gama gibi farklı frekanslarla birlikte teta da bir dalga. Uyku ve uyanıklık arasındaki anımız, tam derin uykuya geçme halimiz. Bilinçli bir şekilde geçmesek bile bu dalgaya kendiliğinden geçiyoruz. Teta seviyesi en rahat olduğumuz, sezgisel olarak en yoğun olduğumuz, aklımızdan geçen şeylerin ‘olmaya’ en yakın olduğu halimiz.

Ben Theta healing yöntemi ile çalışma yaparken bilinçaltındaki kodu anlamak için önce ‘kazma tekniği’ ile kişiyi engelleyen kodu buluyorum. Burada temel çalışma yöntemi soru – cevaptır. Bazen çok fazla geçmişe gitmek gerekebiliyor engelleyici kodu bulmak için.

Seanslarımda zaman zaman çok basit gibi görünen güçlü blokajları çözdüğümüz gibi kişinin farkında olmadan hayatınını yöneten ağır blokajlarının da olduğunu gösterip çözüme gidiyoruz.

Seanlardan önce kas testi yapmak gerekiyor bana göre. Seans almak için herhangi bir yaş sınırlaması yok 0-15 yaş grubundaki bireyler bana göre anne enerjisine bağlıdır ve anne ne ise onlar da odur. Annenin ve anneannenin bütün aktarımlarına sahip olarak gelir çocuklar dünyaya. Bizler belli  kodları almaya anne karnında başlıyoruz bu çoğu zaman dikkate alınmayan bir durumdu ancak şimdi bir çok şifa çalışmasında atalardan gelen aktarımlar anne karnındaki aktarımlar varsa morfogenetik kayıtlar dikkate alınıyor.

En çok kullanılan örneklerden bir tanesi hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde hamile kalamayan hanımlar.  Yaklaşık 21 yıldır şifa tekniklerinin değişik alanlarında çalışmalar yapıyorum manyetik enerji, reiki, kristal reiki, bioenerji, nefes koçu eğitmenliği, mindfulness Ve meditasyon gibi alanlarda değişik şifa teknikleriyle çalışmalar yapıyorum burada karşılaştığımız bir çok danışandaki örneklerden  bazıları hiçbir sağlık sorunu olmadığı halde hamile kalamayan hanımlar ve bir türlü verilemeyen kilolar tabi bunun yanına pek çok örnek eklemek mümkün bunları Teta healing yönteminde soru-cevap ile konuyu anlıyor ve kazıma yöntemini kullanarak sonuca ulaşıyorum.

Kişiler bilinçaltında bulunan yetersizlik değersizlik ve sevilmeme gibi kendilerine ait olmayan kodlar yüzünden  Bir çok konuda kendilerini eksik ve değersizce ederek hayatlarında  blokajlar yaratıyorlar.  Bir süre sonra hayatlarının gerçeği oluyor ve kendilerine ait bir duygu bir deneyim gibi bununla yaşıyorlar .  Tabi zaman zaman bu duygular kişinin kendi deneyimleri ile de konuşmuş olabilir burada nasıl oluştuğu ve ne zaman oluştuğu ve kişinin hayatın ne kadar etkilediği konuları benim için ön plana çıkan önemli ayrıntılar. Çocukları uygulama yaparken mutlaka anneden İzin alınarak onu yanımda yapmayı tercih ediyorum çocuklarla yapılan SEANSLAR zaman oyun tadında geçiyor buna 11 yıllık deneyimim de eklendiğinde  Danimarkada yuvalarda geçen  sonuç her zaman olumlu oluyor.

Yetişkinlerde seans yaparken önce güven sağlayıp sonra detaylara inmek benim tercih ettiğim en çok denk geldiğimiz onlardan bir tanesi değersizlik sevinmeme ve yetersizlik  kodları. Yaşadığımız dünyanın bir vizyon olduğunu fark ederek ne istersek hayatımıza getireceğimize inandığımızdan hayat her şekilde eğlenceli ve güzel olacak herkesin hakkı mutlu olmak ve mutluluğu  birlikte seçiyoruz.  Pozitif olmayı, doğru imgeleme  yapmaya doğru niyet yapmayı danışanlara öğretmek birinci hedefim.

Spiritüel Master Neslihan Yanç

ÇEKİM YASASI

ÇEKİM YASASI

Çekim Yasası ile ilgili oldukça fazla bilgi konuşuluyor ve bu durum zaman zaman da bilgi kirliliğine neden oluyor. Çekim Yasasını bazılarınız başarı ile uygulayabilirken, bazılarınız için sonuçsuz kalabiliyor. Peki nedir Çekim Yasası? Kişiye göre mi çalışıyor yoksa herkese eşit mi işliyor? Çekim Yasası kişiye göre değişiklik göstermez. Herkes için aynı şekilde çalışır. Çekim Yasası bir çok insan tarafından tam olarak anlaşılmadan, hak ettiği önem verilmeden kullanılmak istendi. Bu yüzden de bazı insanlar başarılı olurken bazıları olamadı. İsteklerimizi hayatımıza getirmesi gereken çekim yasası önemsiz bir araç konumunda kullanılmak istendi. Evrensel Yasalar arasında en popüler olan ve bir çok kişi tarafından bilinen çekim yasası basitleştirilmeden kullanılmalı. Bu yasa her zaman vardı ve hep var olmaya devam edecek. Kişilere ve olaylara bağlı kalmaksızın evrendeki işleyişi devam edecek bir yasadır. Duygularımızın ve düşüncelerimizin yaydığı frekanslara bağlı olarak çalışmasını devam ettirir. Sürekli belli durum ve düşünceler ile ilgili frekans yayarız ve bu frekansların benzer frekanslarını hayatımıza çekeriz işte buna çekim yasası denir. Siz evrene hangi mesajı yollarsanız onun uygun olduğu frekanstan geri dönüş alırsınız. Kısacası mutluyum ve harika bir gün geçiriyorum derseniz Evrende tebrikler gel birlikte geçirelim der. Duygu ve düşüncelerinize göre çekim yasasının nasıl işleyeceğini aslında siz belirlemiş olursunuz

Anlık duygu ve düşünceleriniz değil konumuz, tüm gün süren ve sizi sürekli geriye çeken negatif duygular örneğin ya da hayatınız boyunca taşıdığınız kayıtların yarattığı durumlardan bahsediyoruz. Çekim Yasası, yaydığımız duygunun tekrar bize geri gelmesini sağlar.

Çekim yasası istediğiniz şeylerin hayatımıza gelmesini ve olmasını sağlar. Bir çok kişinin bu yasayı sadece pozitif düşünce ile çalışıyor sanması durumu biraz garipleştiriyor.  Tamam pozitif düşünmek iyi bir davranış ancak sadece pozitif düşünmek isteklerimizi hayatımıza getirmek için yeterli değil. İsteklerimizi düşünürken, düşüncelerimizin içine hislerimiz girmeli Hissetmek yaratım ve çekim konusunda oldukça önemlidir.

İnsanlar çoğunlukla, pozitif bir şekilde hayallerini düşünürken, arka planda asıl hissettikleri negatif duyguların farkına varmazlar. Çekim Yasası, o kişilerin evrene yaydıkları bu hislere karşılık vererek, daha çok negatif hissedecekleri durumların yaratılmasına neden olur. Pozitif düşüncelerle kurdukları hayalin gerçek olmasını beklerken, daha kötü durumlarla karşı karşıya kalırlar.

Negatif durumların farkına varmak çoğu zaman zordur. Pozitif durumların ortaya çıkmasını engelleyen durum çoğunlukla farkında olmadan yaymaya devam ettiğiniz negetif duygulardır. o zaman bu duyguları değiştirmek ile işe başlanmalı.

Negatif duygulardan kurtulmak için yapılması gereken şeylerden bazıları hayatınızdaki insanları affetmek ve serbest bırakmayı seçmek. Başkalarını yargılamayı bırakmak ve onlara kızgınlık yaymayı durdurmak. İstediğiniz şeyler olmadığı zaman bezginlik ve sıkılma enerjisi yayamak. Örnekler daha da arttırılabilir. Kendinizde var olan negatif duygu ve düşünceleri bulmak ve bunların üzerine gitmek birinci adımınız olabilir.

Kendinize doğru soruları sorarak ilerleyebilirsiniz. Şu anda ne istiyorum ve ne zaman istiyorum ?sorusu iyi bir başlangıç sorusu olacaktır.

MANDALA

MANDALA

Mandala evreni sembolize eden ya da temsil eden kompozisyonlara verilen isimdir , kelime anlamı Sanskritçeden gelir,  kutsal çember anlamını taşır ve birçok  faklı kültürün parçası olarak hayatımızda yer edinmiştir. Uygulama şekli olarak,  iç içe geçmiş geometrik şekillerin boyanması ve farklı anlamlar taşımasıdır. Budizm,  hinduzm gibi dini akımlar ve bazı kültürlere bağlı yerli kabileler, bu geometrik şekilleri kullanarak bir çeşit terapi yöntemini uygularlar ve kendilerini bulma yolunu ararlar. Yine bu kültürlerde  Mandalanın çakralar ile de bir bağlantısı olduğuna inanılır ve yaşam enerjimize bağlı olduğu söylenir. Bedenimizde bulunan enerji merkezlerinin, yani çakralarımızın birer rengi vardır ve  bu renklerin mandaladaki renklerle bağlantı kurarak fayda sağladığına inanılır. Bu bağlamda  Mandala kişinin ruhsal durumuna fayda sağlayacak harika bir tekniktir. Zihni stresli olduğu zamanlarda sakinleştirir, aynı zamanda zihni uyandırarak odaklanmasını güçlendirir. Mandala çalışmaları yapan insanların konsantrasyonlarında  artış gözlemlenir, dikkat eksikliği sorunlarında mandala terapisi tavsiye edilir. Mandala yapan kişinin konsantrasyonu artarken aynı zamanda şekillerin boyanması ve tasarlanması, kişideki denge unsurunu ortaya çıkarır. Odaklanma yöntemini kullandığı için kişinin endişesi azalır, stres seviyesi düşer. Bu yöntem size iyi bir rehberlik sunar, zihninizi sakinleştirirken ruhunuza da dinginlik katar. Hayatınıza pozitif enerjiyi getirerek negatifin temizlenmesine yardımcı olur. En önemli özelliği kendinizle bağlantı kurmanızı sağlayan, kendinizi özgürleştirmenize yardımcı olan, ulaşılması oldukça kolay bir yöntemdir.

Mandala terapide her bir rengin bir anlamı ve  önemi  var. Uygulamada kullandığınız renkler ve şekiller sizin ruh halinizi ve yönünüzü  temsil ve sembolize eder.

Mandala’da kullanılan renklerin çakra enerji merkezleriyle ortak bağlantısı

Mandala analizi yaparken kullanılan renklerin çakralarla bağlantısı da analiz sırasında ilişkilendirilebilir.

Kırmızı renk; kök çakranın yani bedenimizdeki ilk çakra diye adlandırılan bölgenin rengidir. Bu renk, güç, tutku, ihtiras, duygusallık, agresiflik  ya da saldırganlığı temsil eden enerjileri taşır.

Turuncu renk; ikinci çakra, sakral çakra,  başarı , zafer, kişinin kendini geliştirmesi ve zevk anlamını taşır.

Sarı renk; üçüncü çakra, solar plexus, mutluluk, irade ve yenilenme enejisiyle bağlantılıdır.

Yeşil renk; dördüncü çakra, kalp çakrası, sevginin merkezidir, aynı zamanda pembe renk ile de tanımlanır. Mutluluk,  umut,  huzur anlamlarını taşır.

Turkuaz  rengi; boğaz çakrası , yani beşinci çakra diye adlandırılan çakramız ile bağlantılı olan renktir. İletişim, saygınlık , ciddiyet, enerjilerini temsil eder.

Mor renk, altıncı çakra, üçüncü göz çakrası.  Meditasyon yaparken en çok kullanılan enerji rengidir. Zihnin yaratıcılığı ve sakinliğini temsil eder.

Beyaz renk, yedinci çakra, tepe çakrası, evrenle uyum sağlamayı ifade eder, iyilik incelik, ve yaratcılık anlamını taşır.

Siyah renk, siyah rengin kullanımı mandalada, otorite , üzünt yas tutma, gizemli olma gibi anlamlar taşır.

Mandalada kullanılan şekiller ve anlamları;

Üçgenler ; değişim ve dönüşümü temsil ederken canlanma anlamını da taşır. Kareler ise kişinin dengelenmesi ve kararlılığını temsil eder. Daireler evrenle bağlantı kurmak ve hareketliliği ifade eder. Labirentler ise kişinin kendi merkezini araması ve kendi merkezine yaptığı  yolculuğu temsil eder.

Mandala psikoloji tarafından bir tedavi aracı olarak kullanılır, faydaları hakkında konuşan birçok psikolog vardır, dikkat, algı, işitsel, görsel koordinasyonu geliştirmek için bir yol olarak kabul görür, dikkat eksikliği olan öğrenci ve yetişkinlerde de olumlu sonuçlar veren bir yöntemdir.